Kolon kanserinde erken tanı ve düzenli takip önem taşıyor
Kolon kanserinde erken tanı ve düzenli takip, yaşamı kurtarabilir. Uzmanlar, risk faktörlerine dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Kolon kanserinde erken tanı ve düzenli takip, yaşamı kurtarabilir. Uzmanlar, risk faktörlerine dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kolon kanseri, kalın bağırsağın iç yüzeyini kaplayan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığın gelişiminde yaş, aile öyküsü ve genetik yatkınlık gibi faktörlerin yanı sıra yaşam tarzı da önemli bir rol oynamaktadır. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Abdulcabbar Kartal, işlenmiş etlerin aşırı tüketimi, fazla kırmızı et, obezite, hareketsizlik, sigara ve alkol kullanımının kolon kanseri riskini artırabileceğini ifade etti.
Kolon kanserinin başlangıç aşamasında genellikle belirti vermediğini belirten Kartal, dışkıda kan, bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler, açıklanamayan kilo kaybı, karın ağrısı ve demir eksikliği anemisi gibi durumların dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Bu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmese de, özellikle dışkıda kan görülmesi veya şikayetlerin devam etmesi durumunda bir doktora başvurulması önerilmektedir.
Kolon kanserinin çoğu zaman polip adı verilen oluşumlardan kaynaklandığını belirten Kartal, bazı poliplerin yıllar içinde kansere dönüşebileceğini ifade etti. Kolonoskopi ile bu poliplerin tespit edilip aynı anda çıkarılabileceğini söyleyen Kartal, bu yöntemin erken tanı ve korunma açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ayrıca, dışkıda gizli kan ve dışkı DNA testlerinin uygun hastalarda tarama amacıyla kullanılabileceğini ancak bu testlerin kolonoskopinin yerini almadığını belirtti.
Tedavi sürecinin hastalığın evresi, tümörün yeri ve hastanın genel sağlık durumu gibi faktörlere göre planlandığını aktaran Kartal, erken evrelerde cerrahinin genellikle temel tedavi olduğunu; bazı durumlarda ise ameliyat sonrası kemoterapi gerektiğini ifade etti. İleri evrelerde ise cerrahi ve ilaç tedavilerinin bir arada değerlendirilebileceğini belirtti. Kapalı veya robotik cerrahinin, daha küçük kesilerle ameliyat yapılmasına olanak tanıdığını ve bu sayede hastanın iyileşme sürecinin hızlandığını sözlerine ekledi.
BU HABERE DE BAKHer baş ağrısı migren değil... Tanıda 7 belirtiye dikkat!



