Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftası dolayısıyla New York’ta düzenlenen “100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri” başlıklı kapsamlı panel, iki ülke arasındaki çok boyutlu ortaklığı tüm yönleriyle masaya yatırdı. Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen oturum, diplomasi, güvenlik ve stratejik perspektifleri buluşturan önemli açıklamalara sahne oldu.
Stratejik dönüşüm ve güvenlik odaklı diplomasi
SETA Washington Koordinatörü Kadir Üstün’ün yönetimini üstlendiği panelin açılış konuşmalarından birini yapan Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihsel derinliğine ve güvenlik boyutuna dikkat çekti. NATO ittifakının bu bağın en temel unsurlarından biri olduğunu belirten Kılıç, 2010’lu yıllardan itibaren ilişkilerde köklü bir stratejik dönüşüm süreci yaşandığını ifade etti. Türkiye’nin bölgesel krizlerde inisiyatif almaktan çekinmeyen kararlı duruşuna vurgu yapan Başdanışman Kılıç, Suriye, Irak, Azerbaycan, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu eksenli gelişmelerde Ankara’nın barışçıl ve istikrar sağlayıcı bir rol üstlendiğini kaydetti.
Osmanlı dönemine uzanan köklü diplomatik bağlar
Oturumda söz alan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan ise iki ülke arasındaki ilişkilerin köklerinin 1830’lu yıllara, Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzandığını belirtti. Deniz ticareti ve liman kullanımının ilk dönemdeki belirleyici unsurlar olduğunu anlatan Erhan, Osmanlı donanmasının inşasında Amerikan deniz gücünün oynadığı rollere değindi. Tarihsel detayların önemine işaret eden Erhan, ABD’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesine rağmen Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmemesinin dikkat çekici bir istisna olduğunu dile getirdi.
Ortak değerler ve jeopolitik konumun önemi
Panelin uluslararası ilişkiler uzmanı yabancı konukları da stratejik ortaklığın önemine vurgu yaptı. ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, iki ülkenin yalnızca NATO çatısı altında değil, Dünya Bankası ve OECD gibi küresel platformlarda da yakın iş birliği içinde hareket ettiğini hatırlatarak, ortak çıkar ve değerlerin altını çizdi. Eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza ise Türkiye’yi hayal edilebilecek en stratejik coğrafya olarak nitelendirirken, Amerikan kamuoyunda Türkiye’ye dair tarihi bilginin yetersizliğine dikkat çekti. Bryza, Türk savunma sanayisine yönelik yaptırım politikalarını absürt olarak tanımladı ve Washington’un bölgedeki gelişmelerden kopamayacağını belirtti.
Asırlık dostluğa özel görsel sergi
Etkinliğin gerçekleştirildiği salonun girişinde,
Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin birinci asrını kutlamak amacıyla İletişim Başkanlığı tarafından özel bir fotoğraf sergisi de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. İki ülke liderlerinin geçmişten bugüne gerçekleştirdiği kritik temasları ve resmi ziyaretleri yansıtan yaklaşık 30 nadide karenin yer aldığı sergi, katılımcılardan yoğun ilgi gördü.