Mutluluk kadar üzüntü, öfke, huzur ya da kaygı gibi farklı hislerin de var olması gerektiğini dile getiren Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Duyguların temel işlevi insanın çevresine uyumunu kolaylaştırmaktır. Sürekli sevinç beklentisi ise kaçınılmaz olarak hayal kırıklıklarına veya yetersiz hissetmeye yol açabilir. Bunun yerine, iç huzur ve hayat amacını bulma gibi hedefler çok daha ulaşılabilir ve sağlıklıdır” dedi. Mutluluk, kişinin yaşamından duyduğu genel memnuniyet ve iyi oluş hali olarak tanımlanır. Neşe, huzur veya tatmin gibi olumlu duygular diğerlerine göre daha baskındır. Ancak bu iyilik halinde hiçbir olumsuz duyguyla karşılaşılmayacağının düşünülmesinin doğru olmadığını belirten Psikolog Unutmaz, “Gerçek mutluluğa giden yol; üzüntü, stres veya kaygı gibi negatif duyguların varlığını reddetmekle değil, bunlarla başa çıkabilme becerisiyle başlar. Mutluluğu geçici bir histen öte, yaşam tarzı ve zihinsel bir bakış açısı olarak düşünmek önemli” diye konuştu.







