Anasayfa
Reklam
  • Ara
  • Güncel
  • Yerel Gündem
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Gezi
  • Yemek tarifleri
  • Teknoloji
  • Ara
Reklam
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Kaşıntı cilt sorunu değil, duygusal durum
Sağlık
Yayınlanma: 02 Ekim 2026 - 13:16

Kaşıntı cilt sorunu değil, duygusal durum

Uzmanlar, kaşıntının yalnızca ciltte yaşanan bir sorun olmadığını, stres ve duygusal durumlarla da ilişkili olabileceğini belirtiyor. Klinik Psikolog Cumali Aydın, kaşıntı ve kaşıma davranışının kısır döngüsünün yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Sağlık
02 Ekim 2026 - 13:16
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Kaşıntı cilt sorunu değil, duygusal durum
Reklam
Klinik Psikolog Cumali Aydın, egzamada kaşıntı ve kaşıma davranışının stres, duygusal durum ve beyin mekanizmalarıyla ilişkisi ile oluşan kısır döngünün nasıl yönetilebileceğini ve psikoterapinin bu süreçteki rolü hakkında açıklamalarda bulundu. Egzamada kaşıntının, çoğu zaman yalnızca derideki bir yangının sonucu gibi görünse de, aslında bedenle zihnin birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu bir sürecin parçası olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Stres anlarında salgılanan kortizol ve benzeri stres hormonları, bağışıklık sistemini ve deri bariyerini doğrudan etkileyerek kaşıntıyı tetikleyebilir ya da şiddetlendirebilir.” dedi.

Haber Detayı
Kişi yoğun bir kaygı ya da üzüntü yaşadığında egzamasının alevlendiğini hatırlatan Aydın, “Tam tersi biçimde, şiddetli kaşıntı da kişinin ruh hâlini bozarak sinirlilik, karamsarlık ve öfke gibi duygusal değişimlere yol açar. Bu karşılıklı etkileşim, kaşıntının neden sadece bir ‘cilt sorunu’ olarak ele alınmaması gerektiğini açıkça gösterir; duygusal durum ile cilt belirtileri aynı madalyonun iki yüzüdür.”

Kaşıma davranışı tekrarlandıkça otomatikleşiyor!

Kaşıntı başladığında beynin, kaşıma eylemini bir rahatlama yolu olarak devreye soktuğunu kaydeden Aydın, “Ancak bu rahatlama çok kısa sürer ve kaşıma, deride mikrotravmalar yaratarak kaşıntıyı daha da artırır.” dedi. Böylece ‘kaşıntı–kaşıma–daha çok kaşıntı’ şeklinde tanımlanan kısır döngünün ortaya çıktığını ifade eden Aydın, şunları söyledi: “Bu döngüde beyin, kaşımanın verdiği kısa süreli hazla ödüllendirilir ve dopamin salınımıyla pekiştirilir; yani kaşıma davranışı zamanla bağımlılık benzeri bir dürtü hâline gelir. Başlangıçta iradeyle durdurulabilen bu davranış, tekrarlar arttıkça otomatikleşir ve kişi ‘artık kendimi durduramıyorum’ demeye başlar. Nitekim kronik kaşıntı hastalarında beyindeki ödül ve motor bölgelerinin aşırı aktif hâle geldiği, bunun da dürtünün kontrol edilmesini giderek zorlaştırdığı gösterilmiştir.”

Utanç ve suçluluk, kaşıntıyı yeniden tetikleyebiliyor!

‘Kaşımamak gerektiğini biliyorum ama kendimi durduramıyorum’ ifadesinin, kişinin aslında ne yapması gerektiğini bilmesine rağmen davranışını durduramadığı, yani irade ile dürtü arasında sıkıştığı bir tabloya işaret ettiğini aktaran Aydın, “Psikolojik açıdan bu durum, dürtü kontrolünün zayıfladığı ve kaşıma davranışının obsesif-kompulsif spektrumda değerlendirilebilecek bir hâl aldığı anlamına gelir.” dedi. Kişinin kaşıdıktan sonra utanç, suçluluk ve pişmanlık hissettiğine değinen Aydın, “Bu duygular da yeni bir stres dalgası yaratarak kaşıntıyı tekrar tetikler. Dolayısıyla bu kişinin yaşadığı şey basit bir ‘alışkanlık’ değil, duygusal ve bedensel belirtilerin birbirini beslediği bir kısır döngüdür. Klinik değerlendirmede bu döngünün farkında olmak, kişiyi suçlamak yerine döngüyü kırmaya odaklanmayı gerektirir.” ifadelerini kullandı.

Stres ve kaşıntı birbirini besleyen bir kısır döngü oluşturuyor!

Stres, kaygı ve öfke gibi duyguların kaşıntıyı ve kaşıma davranışını belirgin biçimde artırabildiğine işaret eden Aydın, “Stres anında hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseni harekete geçer; salgılanan maddeler derideki sinir uçlarını ve bağışıklık hücrelerini uyararak kaşıntıyı doğrudan şiddetlendirir. Öte yandan kaşıntı ve kaşıma da kişide gerginlik, uykusuzluk ve sosyal geri çekilme yaratarak ruhsal yükü artırır.” dedi. Böylece psikolojik belirtilerin fiziksel belirtileri, fiziksel belirtilerin de psikolojik belirtileri beslediğini ve bir kısır döngü oluşturduğunu yineleyen Aydın, bu döngüyü anlamanın, tedavide hem cilde hem de duygulara aynı anda müdahale etmenin neden gerekli olduğunu gösterdiğini söyledi.

Psikoterapinin, kaşıntı–kaşıma döngüsünün duygusal ve davranışsal bileşenlerine müdahale ederek bu döngüyü kırmaya yardımcı olduğuna dikkat çeken Cumali Aydın, “Bilişsel-davranışçı terapi (BDT), kişinin kaşıma dürtüsünü tetikleyen düşünce ve duyguları fark etmesini ve alternatif tepkiler geliştirmesini sağlar.” dedi.

# kaşıntı# stres# duygusal durum# psikoterapi# cumali aydın
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Uludağ Elektrik'ten pembe farkındalık projesi
Uludağ Elektrik'ten pembe farkındalık projesi
Kozluk'ta kız öğrencilere ergenlik eğitimi verildi
Kozluk'ta kız öğrencilere ergenlik eğitimi verildi
Bağımlılıkla mücadele eğitimi gençlere yönelik verildi
Bağımlılıkla mücadele eğitimi gençlere yönelik verildi
Günde 2 yemek kaşığı zeytinyağı kalp sağlığı için yeterli
Günde 2 yemek kaşığı zeytinyağı kalp sağlığı için yeterli
Son Haberler
Sakarya'nın genç pedalları 42 madalya kazandı
Sakarya'nın genç pedalları 42 madalya kazandı
Konya Büyükşehir araç filosunu güçlendirdi
Konya Büyükşehir araç filosunu güçlendirdi
Fon Kurulu ikinci kez toplandı
Fon Kurulu ikinci kez toplandı
Elektrikli araçlarda yangın güvenliği uzmanlık gerektiriyor
Elektrikli araçlarda yangın güvenliği uzmanlık gerektiriyor
Denizli'de kadın girişimcilik buluşması
Denizli'de kadın girişimcilik buluşması
Kötekli'de öğrencilerin ulaşımı kolaylaştı
Kötekli'de öğrencilerin ulaşımı kolaylaştı

Ana Sayfa
Güncel
Yerel Gündem
Yaşam
Sağlık
Gezi
Yemek tarifleri
Teknoloji
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim