Diyarbakır’dan yola çıkan doğaseverler, iki saatlik araç yolculuğunun ardından Sason’un Balbaşı köyüne ulaştı. Köyden
Zore Kanyonu yönüne yürüyüşe başlayan ekip, sarp kayalıklar ve berrak sular eşliğinde doğanın kalbine doğru ilerledi. Bu yürüyüş, yaz sıcaklarından kaçmak ve serin kanyon ortamında dinlenmek isteyenler için ideal bir seçenek sundu.
Zore Kanyonu'nun Jeolojik Önemi
Yürüyüş yaklaşık dört saat sürdü ve katılımcılar Acar Köyü Hasanlar Mezrası’nda son buldu. DİDOSK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şirin Zengin, kanyonu “milyonlarca yılda şekillenmiş devasa kaya duvarları arasında bir zaman yolculuğu” olarak nitelendirdi. Yürüyüş sırasında katılımcılar, kanyonun doğal oluşumlarını fotoğraflayarak belgeledi ve bölgeye olan ilgilerini artırdı.Zengin, Zore Kanyonu’nun Ürdün’ün Wadi Mujib’i, Yunanistan’ın Vikos’u ve ABD’nin Zion’u gibi dünyaca ünlü kanyonlarla benzer jeolojik özellikler taşıdığını vurguladı. Diğer üye Mehmet Kaya ise “saklı bir cennet” ifadesiyle kanyonun berrak sularını ve doğal plaj benzeri görünümünü övdü. Zengin, kanyonun el değmemiş yapısının Türkiye’nin nadir doğa miraslarından biri olduğunu ve herkesin bir kez görmesi gerektiğini belirtti.Katılımcılar, bölgenin doğal mirasının korunması ve daha geniş kitlelere tanıtılması gerektiğini belirtti. Etkinlik, Zore Kanyonu’nun doğa turizmi potansiyelini ortaya koyarak bölgeye sürdürülebilir turizm fırsatları sunuyor. Yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle, kanyonun sürdürülebilir kullanımına yönelik projeler geliştirilmesi planlanıyor.